duyuru Güncel Duyurular!
Flatcast Tasarım Kampanyaları!.... Flatcast Tasarım Detayları!....
bilgi mybb

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
PEYGAMBERLER TARIHI
Konudaki Cevap Sayısı
1
Konuyu Açan Kişi
EFSANE UyGaR
Görüntülenme Sayısı
503
Yeni Yorum Gönder 
 
PEYGAMBERLER TARIHI
Yazar Konu
EFSANE UyGaR
Çevrimiçi

**********

Yorum Sayısı: 29,105
Üyelik Tarihi: 29-03-2012
Yorum: #1
Gul PEYGAMBERLER TARIHI
[Resim: ?di=Z7RV]

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Rahman ve Rahim olan Allah'ın Adıyla




قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَد اللَّهُ الصَّمَد لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَد وَلَمْ


يَكُن لَّهُ كُفُواً أَحَدٌ

De ki: O, Allah’tır, bir tektir. Allah Samed’dir. O, doğurmamış ve doğmamıştır. Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.

[İhlas Suresi, 1-4]



İHLAS-I ŞERİF [Resim: ?di=DZ6K]

Okunuşu: Bismillahirrahmainrrahim; 1. Kul hüvellâhü ehad. 2. Allâhüssamed. 3. Lem yelid ve lem yûled. 4. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.

Manası: Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla; 1. De ki: "O, Allah'tır, bir tektir." 2. "Allah Samed'dir. (Her şey O'na muhtaçtır; O, hiçbir şeye muhtaç değildir.)" 3. "O'ndan çocuk olmamıştır. (Kimsenin babası değildir) Kendisi de doğmamıştır. (kimsenin çocuğu değildir)" 4. "Hiçbir şey O'na denk ve benzer değildir."


AMENTÜ [Resim: ?di=DPZ5]

Okunuşu: "Amentü Billahi ve Mela'iketihi ve Kütübühü ve Rusulihi ve'l Yevm il-Ahiri ve bi'l Kaderi; Hairihi ve Şerrihi min'Allahi Te'ala ve'l Ba'sü Badel Mevti; Hakkun Eşhedü en la ilahe illallah ve eş-hedü enne Muhammeden abdühü ve Rüsulüh."

Manası: Ben Allahü Teâlâ'ya, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere; hayır ve şerrin Allahü Teâlâ'nın yaratmasıyla olduğuna inandım. Öldükten sonra dirilmek de haktır. Ben şehadet ederim ki, Allâhü Teâlâ'dan başka ilâh yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (s.a.v) Onun kulu ve peygamberidir.

[Resim: ?di=LQW2]



YA EHL-İ KİTAP!

BAKARA SURESİ [Resim: ?di=CJPL]

213. İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.



AL-İ İMRAN SURESİ

199. Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah'a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah'ın âyetlerini az bir değere satmazlar. Onlar var ya, işte onların, Rableri katında mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

NİSA SURESİ

87. Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Andolsun, sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan?

ENBİYA SURESİ (Ayet 25)

25. Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, "Şüphesiz, Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana ibadet edin" diye vahyetmişizdir.

HADİD SURESİ (Ayet 25)

25. Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler…

İHLAS SURESİ

1. De ki: “O, Allah’tır, bir tektir.

2. Allah Samed’dir. (Her şey O’na muhtaçtır; O, hiçbir şeye muhtaç değildir.)

3. O’ndan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir).

4. Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.”



HZ. ADEM (A.S.)

BAKARA SURESİ [Resim: ?di=XI3L]

29. O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök hâlinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.


30. Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler. Allah da, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti.

31. Allah, Âdem’e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin” dedi.

32. Melekler, “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin” dediler.

33. Allah, şöyle dedi: “Ey Âdem! Onlara bunların isimlerini söyle.” Âdem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, “Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?” dedi.

34. Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu.



A'RAF SURESİ

12. Allah, “Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?” dedi. (O da) “Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın” dedi.

13. Allah, “Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın” dedi.

14. Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver.”

15. Allah da, “Sen süre verilenlerdensin” dedi.

16. Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım.”

17. “Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın.”

18. Allah, dedi ki: “Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum.”

A’RAF SURESİ

64. “(Haydi) Onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun.” Hâlbuki şeytan onlara aldatmadan başka bir şey va’detmez.

65. “Şüphesiz, (gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!”

[Resim: ?di=Y1UU]


SAD SURESİ

82. İblis, “Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım” dedi.

83. Allah, şöyle dedi: “İşte bu gerçektir. Ben de gerçeği söylüyorum:”

84 “Andolsun, cehennemi seninle ve onlardan sana uyanların hepsiyle dolduracağım.”

BAKARA SURESİ

35. Dedik ki: “Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.”

TAHA SURESİ

117. ...“Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis), sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun.”

118. “Şüphesiz senin için orada aç kalmak, çıplak kalmak yoktur.”

119. “Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın.”

A’RAF SURESİ

20. Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedî kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı.”

21. “Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” diye de onlara yemin etti.

22. Bu sûretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rab’leri onlara, “Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?” diye seslendi.

23. Dediler ki: “Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.”

24. Allah, dedi ki: “Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır.”

25. Allah, dedi ki: “Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan (mahşere) çıkarılacaksınız.”

26. Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah’ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik).

27. Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.

BAKARA SURESİ

37. Derken, Âdem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb’ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.

[Resim: ?di=N5Q6]

MA’İDE SURESİ

27. (Ey Muhammed!) Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti.

28. “Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.”

29. “Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır.”

30. Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.

31. Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten âciz miyim ben?” dedi. Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.

32. Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap’ta) şunu yazdık: “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır.” Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir.


HZ. ŞİT (A.S.) [Resim: ?di=N32V]

Şit Aleyhisselam Adem Aleyhisselam'dan sonra gönderilen - ikinci - peygamberdir. Adem Aleyhisselam'ın oğlu'dur. Babası vefat edince kendisine peygamberlik ve ayrıca 50 suhuf kitap verildi. Şit ismi İbranice olup Arapça'da Allah'ın hibesi (hediyesi) manasındadır. Şit yerine Şis'de denilmiştir.

Adem Aleyhisselamın oğullarından Kabil'in Habil'i şehid etmesinden 5 veya 30 sene sonra dünyaya gelen Şit Aleyhisselam'ın alnına son peygamber Muhammed (S.A.S.)'ın nuru intikal etti ve onun alnında parladı. Hz. Adem bu oğlunu diğer çocuklarından daha çok severdi. Bütün evladı üzerine onu reis yaptığı gibi, vefat edeceği zaman bütün yeryüzünün halifeliği için onu tayin etti.

Şit Aleyhisselam babası Hz. Adem ile veya kardeşleriyle beraber Kabe'yi balçık çamuru kullanarak taştan yaptı.

Adem Alehisselam'ın vefatından sonra, Şit Aleyhisselam'a peygamber olduğu bildirilip vahiy geldi. Allahü Teala Şit Aleyhisselam'a 50 suhuf (sayfa) kitap gönderdi. Hz. Şit'e nazil olan suhuf'da; hikmet ve riyaziye (matematik) ilimleri, kimya, simya ilmi ve çeşitli sanatlar, ayrıca daha bir çok şeyler bildirildi. Şit Aleyhisselam dininin esasları, Adem Aleyhisselam'ın bildirdiği dinin esaslarına uygun idi.

Şit Aleyhisselam 1000 şehir kurup sınırlarını tesbit etti. Şit Aleyhisselam'ın cocukları ve torunları kurdukları şehirlerde huzurlu ve mesud yasadılar. Şam'dan Yemen'e de giden Şit Aleyhisselam, Habil'i şehit ettikten sonra Yemen'e gidip azgınlaşan Kabil'in cocuklarına ve torunlarına Allah'ın yasaklarını ve emirlerini anlattı. Bu kavim Hz. Şit'in davetini kabul etmeyıp azgınlık gösterdiler. Hz. Şit onlar ile cihad etti. Bu savaşta kılıç kullandı. Şit Aleyhisselam vefat etmeden önce yerine oğlu Enus'u halife tayin etti.

Şit Aleyhisselam vefat ettikten sonra kuvvetli rivayete göre Mina'daki mescidin minaresi dibinde medfün olan Adem Aleyhisselam'ın yanına defn edildi. Adem Aleyhisselam vefat edeceği zaman oğlu Şit Aleyhisselam'a: "Yavrum! Bu alninda parlayan nur, son peygamber olan Muhammed (S.A.S.)'in nurudur. Bu nuru mü'min, temiz ve iffetli hanimlara teslim et ve oğluna da böyle vasiyette bulun" buyurdu.

Ebu Zer Gifari radiyallahu anh şöyle rivayet etti: Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem'e: "Ya Resulallah! Allahü Teala kaç kitap gönderdi?" diye sordum. "104 kitap gönderdi. Şit'e 50 sahife indirdi..." buyurdu. Şit Aleyhisselam hakkında bilgilerimiz azdır, çünkü hakkında herhangi bir ayet inmemiştir.



HZ. İDRİS (A.S.)

MERYEM SURESİ [Resim: ?di=6BID]

56. Kitap’ta İdris’i de an. Şüphesiz o, doğru sözlü bir kimse, bir nebî idi.

57. Onu yüce bir makama yükselttik.

58. İşte bunlar, Âdem’in ve Nûh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim’in, Yakub’un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebîlerdir. Kendilerine Rahmân’ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

59. Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.

60. Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahmân’ın, kullarına gıyaben vaad ettiği “Adn” cennetlerine girecekler,

61. Ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O’nun va’di kesinlikle gerçekleşir.

62. Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) “selâm!” (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

63. İşte bu, kullarımızdan Allah’a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.

64. (Cebrail, şöyle dedi:) “Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O’nundur. Rabbin unutkan değildir.”

65. (Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu hâlde, O’na ibadet et ve O’na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O’nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?

ENBİYA SURESİ

85. İsmail’i, İdris’i ve Zülkifl’i de hatırla. Bunların hepsi sabredenlerdendi.

86. Onları da rahmetimizin içine soktuk. Şüphesiz onlar salih kimselerdendi.


HZ. NUH (A.S.)[Resim: ?di=ERZ7]


A’RAF SURESİ

59. Andolsun, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi.

HÛD SURESİ

27. Kavminin inkâr eden ileri gelenleri, “Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en aşağılıklarımızdan ibaret olduğunu görüyoruz. Sizin bize karşı herhangi bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine sizin yalancı kimseler olduğunuzu sanıyoruz” dediler.

MÜ’MİNUN SURESİ

24. …“Eğer Allah dileseydi, bir melek gönderirdi. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık.”

HÛD SURESİ

28. Nûh dedi ki: “Ey Kavmim! Söyleyin bakalım; şâyet ben Rabbimden gelen apaçık bir delil üzerinde isem ve O, kendi katından bana bir rahmet vermiş de siz ona karşı kör kalmışsanız, onu istemediğiniz hâlde, biz sizi ona zorlayacak mıyız?”

29. “Ey kavmim! Buna karşı ben sizden herhangi bir mal da istemiyorum. Benim mükâfatım ancak Allah’a âittir. Ben o iman edenleri (teklifinize uyarak) kovacak da değilim. Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizin bilgisizce davranan bir toplum olduğunuzu görüyorum.”

30. “Ey kavmim! Eğer ben onları kovarsam, beni Allah’tan kim koruyabilir? Hiç düşünmüyor musunuz?”

31. Size ben, “Allah’ın hazineleri yanımdadır”, demiyorum; gaybı da bilmem. “Ben bir meleğim” de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, “Allah, onlara asla hiçbir hayır vermez” de diyemem. Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir. Böyle bir şey söylersem, o zaman ben gerçekten zâlimlerden olurum.

YUNUS SURESİ

72. …"Bana müslümanlardan olmam emredildi.”

HÛD SURESİ

32. Dediler ki: “Ey Nûh! Bizimle tartıştın ve tartışmayı uzattın. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi kendisiyle bizi tehdit ettiğin azabı getir.”

33. Nûh dedi ki: “Onu size, dilerse ancak Allah getirir ve siz (Allah’ı) âciz bırakamazsınız.”

34. "Ben size öğüt vermek istesem de, eğer Allah sizi azdırmak istemişse, öğüdüm size fayda vermez. O, sizin Rabbinizdir ve O’na döndürüleceksiniz."

[Resim: ?di=D5S6]

MÜ’MİNUN SURESİ

26. (Nûh), “Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!” dedi.

HÛD SURESİ

36. Nûh’a vahyolundu ki: “Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse iman etmeyecek. O hâlde, onların yapmakta oldukları şeylerden dolayı üzülme.”

MÜ’MİNUN SURESİ

27. Bunun üzerine Nûh’a, “Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre o gemiyi yap” diye vahyettik. Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca, (sular coşup taştığında Nûh’a) dedik ki: “Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri aleyhinde daha önce hüküm verilmiş olanlardan başka aileni gemiye al ve zulmeden kimseler hakkında bana hiç yalvarma! Şüphesiz onlar suda boğulacaklardır.”

HÛD SURESİ

38. (Nûh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: “Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz.”

39. Artık, geldiği kimseyi rezil eden azabın kime geleceğini, kimin üzerine sürekli bir azabın ineceğini ileride anlayacaksınız.

40. Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynamaya başlayınca (sular coşup taşınca) Nûh’a dedik ki: “Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri hakkında daha önce hüküm verilmiş olanlar dışındaki âilen ile iman edenleri ona yükle.” Ama, onunla beraber sadece pek az kimse iman etmişti.

MÜ’MİNUN SURESİ

28. Sen ve beraberindeki kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: “Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah’a hamd olsun” de.

29. Yine de ki: “Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere kondur. Sen, konuk edenlerin en hayırlısısın.”

HÛD SURESİ

41. (Nûh), “Binin ona. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah’ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” dedi.

42. Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye seslendi.

43. O, “Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi. Nûh, “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç, O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi. Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu.

44. “Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu” denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi de Cûdî’ye oturdu ve “Zalimler topluluğu, Allah’ın rahmetinden uzak olsun!” denildi.

45. Nûh, Rabbine seslenip şöyle dedi: “Rabbim! Şüphesiz oğlum da âilemdendir. Senin va’din elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin.”

46. Allah, “Ey Nûh! O, asla senin âilenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O hâlde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim” dedi.

47. Nûh, “Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum” dedi.

48. Ona denildi ki: “Ey Nûh! Sana ve seninle birlikte bulunanlardan birçok ümmete bizden esenlik ve bereketlerle (gemiden) in. Daha birtakım ümmetler de olacak ki, biz onları (dünyada) yararlandıracağız. Sonra da bizden kendilerine elem dolu bir azap dokunacak.”

49. İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun, ne de kavmin. O hâlde sabret. Çünkü (iyi) sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanların olacaktır.

MÜ’MİNUN SURESİ [Resim: ?di=QXZY]

30. Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan ederiz.

SAFFAT SURESİ

77. Onun neslini yeryüzünde kalanlar kıldık.

78. Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.

79. Âlemler içinde Nûh’a selâm olsun!

İSRA SURESİ

3. Ey kendilerini Nûh ile birlikte (gemide) taşıdığımız kimselerin çocukları! Gerçek şu ki, o çok şükreden bir kuldu.

İSRA SURESİ

17. Nûh’tan sonra da nice nesilleri helâk ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilici ve görücü olarak Rabbin yeter.

TAHRİM SURESİ

10. Allah, inkâr edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!” denildi.



Mutluluğun Resmini Çizemem Ama?
Acının Heykelini Bile Dikerim...!
01-11-2013 17:06
kullanıcının web sitesini ziyaret et kullanıcının tüm mesajlarını bul
TRTURKA
Çevrimdışı

**********

Yorum Sayısı: 25,232
Üyelik Tarihi: 26-03-2012
Yorum: #2
PEYGAMBERLER TARIHI
ALLAH razi olsun ** süper paylasim ellerine saglik optum

Mutluluğun Resmini Çizemem Ama?
Acının Heykelini Bile Dikerim...!
01-11-2013 19:30
kullanıcının web sitesini ziyaret et kullanıcının tüm mesajlarını bul
Yeni Yorum Gönder 


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
Gul PEYGAMBERLER TARIHI 4 EFSANE UyGaR 1 490 01-11-2013 18:50
Son Yorum: TRTURKA
Gul PEYGAMBERLER TARIHI 3 EFSANE UyGaR 1 428 01-11-2013 18:49
Son Yorum: TRTURKA
Gul PEYGAMBERLER TARIHI 1 EFSANE UyGaR 1 374 01-11-2013 18:48
Son Yorum: TRTURKA

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi