duyuru Güncel Duyurular!
Flatcast Tasarım Kampanyaları!.... Flatcast Tasarım Detayları!....
bilgi mybb

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANMA GÜNÜ (18 Mart) bütün anma yazilari buraya
Konudaki Cevap Sayısı
115
Konuyu Açan Kişi
HeRSeYiM
Görüntülenme Sayısı
11395
Yeni Yorum Gönder 
 
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANMA GÜNÜ (18 Mart) bütün anma yazilari buraya
Yazar Konu
HeRSeYiM
Çevrimiçi

**********

Yorum Sayısı: 53,417
Üyelik Tarihi: 21-07-2013
Yorum: #1
turkiye ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANMA GÜNÜ (18 Mart) bütün anma yazilari buraya



ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANMA GÜNÜ
(18 Mart)

1914-1918 tarihleri arasında devam eden Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya ve Avusturya; ingiltere, Fransa, italya ve Rusya’ya karşı savaştı. Osmanlı Devleti de Almanya ve Avusturya’nın yanında savaşa katıldı. Bu durum itilaf devletlerinin hoşuna gitmedi, ingiltere, Fransa, italya (itilaf devletleri) birlikte savaştıkları Rusya’ya yardım etmek istiyorlardı. Diğer bir amaçları da dünyanın en önemli su yolu olan Çanakkale ve İstanbul boğazlarını elde etmekti. Bu nedenle büyük bir donanma ile Çanakkale önlerine geldiler.



Düşmanlar, 18 Mart 1915’te, Çanakkale Boğazını geçip İstanbul’u ele geçirmek amacıyla büyük savaş gemileriyle .saldırıya geçtiler. Fakat beklemedikleri ve hiç ummadıkları büyük bir direnişle karşılaştılar. Türk topçularının yoğun ateşleri sonucu boğazı geçemeyeceklerini anladılar. Bu saldırıdan bir gün önce Nusret Mayın Gemisi Çanakkale Boğazı sularına gizlice mayın döşemişti. İtilaf devletlerinin gemileri mayınları fark edemediler. Savaştan kaçarken mayınlara çarpan birçok savaş gemisi battı. Düşman donanması ağır bir yenilgiye uğramıştı. Bu nedenle düşman gemileri geri çekilmek zorunda kaldılar.

Çanakkale Boğazını denizden geçemeyeceğini anlayan düşman kuvvetleri, çok kalabalık bir orduyla karaya çıkarma yaptı. Karadan Türk kuvvetlerine saldırdılar. Karada düşman kuvvetlerine karşı, komutasını yarbay Mustafa Kemal’in yönettiği birlikler savaşıyordu. Savaş çok kanlı geçiyordu. Her iki taraftan on binlerce asker ölüyordu. Mustafa Kemal’in kumandasındaki bir avuç Mehmetçik, dünyada eşine rastlanamayacak büyük bir savunma ve kahramanlık örneği gösteriyordu. Düşman kuvvetleri bu gücün karşısında da duramayacaklarını anladılar. Yenilgiyi kabul edip 9 Ocak 1916 yılında yurdumuzu terkettiler.

Birinci Dünya Savaşı içinde yer alan Çanakkale Savaşı, Türk ordusunun büyük zaferi ve galibiyetiyle noktalandı. Mustafa Kemal komutasındaki birlikler, dünyaya Çanakkale geçilmez gerçeğini kabul ettirdiler. Çok kanlı geçen bu savaşta 252 bin düşman askeri ölmüştür. Türk ordusu ise 253 bin asker şehit vererek vatanını korumuştur.

Bu büyük zaferle tüm dünya, hem Türk ordusunun gücünü hem de Mustafa Kemal gibi büyük bir askeri dehayı tanıdı.

Çanakkale Zaferi, her yıl 18 Mart gününde kutlanır. Zafer gününde, Çanakkale şehitleri sevgi, saygı ve minnetle anılır. Mustafa Kemal Atatürk’ün ise büyük bir asker ve devlet adamı olduğu vurgulanır…

+++++++++++++++++++++++++++++++++




[Resim: imzamm.1zdkum.gif]
[Resim: imzamkedilihlkvk.gif][Resim: imzamkedili2b2knl.gif]

Ölümün karşısında Yaşamak için Tek bahanemsin.
I will always love you

(Bu konu en son: 10-06-2015 tarihinde, saat: 14:51 düzenlenmiştir. Konuyu düzenleyen: HeRSeYiM.)
03-18-2015 23:48
kullanıcının web sitesini ziyaret et kullanıcının tüm mesajlarını bul
HeRSeYiM
Çevrimiçi

**********

Yorum Sayısı: 53,417
Üyelik Tarihi: 21-07-2013
Yorum: #2
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANMA GÜNÜ (18 Mart) bütün anma yazilari buraya
Çanakkale Savaşı, Türk askerinin gerektiğinde yurdunun ve ulusunun özgürlüğü için canını seve seve verebileceğinin en bü­yük kanıtıdır. Çanakkale Savaşı, bir ulusu yok etme planının ilk aşamasıydı. Ancak, Mustafa Kemal, askerlerine “Ben size hücum etmeyi değil, ölmeyi emrediyorum” diyerek kendisi de en ön saf­larda savaştı. Kazanılan zaferle bir ulus yok olmaktan kurtuluyor­du, Bu bakımdan Çanakkale Savaşı tarihimizin en önemli savaşla­rından biridir. Bu savaşın önemini ulusça bilerek gelecek nesillere aktarmalıyız.

canakkale

İngiltere ve Fransa, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarına sahip olup müttefikleri Rusya’ya yardım etmek istiyorlardı, Eğer boğaz­ları ele geçirecek olurlarsa, Osmanlıyı tek taraflı bir barış antlaş­masına razı edeceklerdi, istanbul’un ele geçirilmesi Osmanlı ve Avrupa’daki tarafsız devletler için manevi bir baskı ve yıkım ola- çaktı. Tarafsız ülkeler, bu başarı karşısında İngilizlerin ve Fransızların yanında yer alacaklardı.

“Denizlere hâkim olan, dünyaya hâkim olur.” düşüncesiyle hareket eden İngilizler, ellerindeki donanmanın boğazları ele ge­çirmek için yeterli olacağına inanıyorlardı. Tarihinde hiçbir yenil­gi almamış olan İngiliz donanması, Fransa’nın da desteğini alarak silah ve teknoloji bakımından eşsiz bir güc hâline gelmişti Bu do­nanmayı durdurabilecek bir güç düşünülemezdi. Özellikle yıp­ranmış, teknolojisi zayıf, silahlan yetersiz, parçalanmakta olan Os­manlının bu deniz gücüyle baş etmesi olanaksızdı. Eğer savaşı ka­zanıp boğazları ele geçirebilirlerse, sömürgeleri olan diğer devlet­ler hiçbir zaman ingiltere’yi rahatsız edemeyecekti.

Bu düşüncelerle İngiltere, 28 Ocak 1915 tarihinde Osmanlı Devleti’ne karşı savaşmaya karar verdi. Bu karara Fransa da ka­tıldı.

İngiliz donanması, 19 Şubat 1915’te deniz harekatına başladı 13 Mart 1915’e kadar düşman gemileri Türk siperlerini bombaladı Ancak Turk askerinin kahramanca karşı koyması, boğazları geç­menin kolay olmayacağını gösteriyordu.

18 Mart sabahı düşman gemileri Çanakkale Boğazı’nda gö­rüldü, Rumeli Mecidiye Tabyası, Namazgâh Tabyası ve Hamidiye Tabyası, düşman gemileri tarafından yoğun topçu ateşine tu­tulmuştu.

Rumeli merkez tabyaları çok yoğun topçu ateşi altındaydı Top mermilerinin pek çoğu tabyaların içine düşmüş, yangınlar çıkmış, telefon hatları bozulmuş ve askerlerimiz şehit olmuştu.

Nusret adlı mayın gemimizin Çanakkale Boğazı’na döşediği mayınlara çarpan İngiliz ve Fransız savaş gemileri battı. Bir bölü­mü de Turk topçusunun isabetli atışlarına hedef olarak battı Ak­şama doğru düşmanlar, gemilerinin çoğunu kaybetmiş ve yenil­miş olarak geriye çekildiler,

Türk askeri, denizdeki savaşı kazanmış, tarihe Türk’ün inanıl­maz azmini ve zaferini yazdırmıştı.

Bu savaşların sonunda denizden boğazları geçemeyeceğini anlayan düşman kuvvetleri, bu defa karadan boğazı geçmek için saldırı hazırlıklarına başladı,

İtilaf kuvvetlerinin 25 Nisan 1915 tarihinde Avustralya, Yeni Ze­landa, Hindistan, Kanada gibi sömürge ülkelerinden getirdikleri binlerce asker, Türk askerine karşı savaştı,

Düşman birlikleri, tamamen emperyalist duygularla saldırı­yor, Türk orOusu ise var gücüyle ülkesini korumak için meşru sa­vunmasını yapıyordu, Çanakkale’de tarihin en kanlı savaşların­dan biri yapılıyordu.

Atatürk’ün kumandasındaki Türk ordusu 250 000 şehit vere­rek Anafartalar, Arıburnu, Conkbayırı ve Ağıldere’de düşmanı yenmiş ve bir destan yazmıştı. Türk ulusu, Çanakkale’de “Beni as­la esir edemezsiniz. Ben hep Özgür kalacağım!” diye tüm dünya­ya haykırmıştı,

Savaşın en zorlu anında Atatürk, askerlere “Ben, size taarruzu emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçe­cek zamanda yerimize başka kuvvetler, başka kumandanlar ge­çebilir,” Oiyerek savaşın kazanılmasının Türk ulusu için ne kadar önemli olduğunu belirtiyordu. Bu emri duyan Türk askeri, canıyla, kanıyla, etiyle, kemiğiyle düşmanın üzerine atılıp gövdesini siper etmiş, yine de yurdunu düşmana çiğnetmemiştir.

250 000 şehidimizin yattığı Çanakkale’de binlerce düşman askeri, Türk askeri ile yan yana yatmaktadır. Atatürk, düşmanı da olsa Türk’ün asil ruhu ile haksız yere yurdumuza saldıran ve ölen düşman askerlerine ve ailelerine şöyle seslenmiştir:

“Bu memlekette kanlarını döken kahramanlar!

Burada bir dost vatanın toprağındasınız, huzur içinde uyuyu­nuz.

Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız.

Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar, göz yaşlarınızı siliniz.

Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur İçindedirler.

Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra.

Artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

Harp tarihimizde özel bir yeri olan Çanakkale Savaşı aynı za­manda Atatürk gibi bir komutanı hem bizim hem de dünyanın ta­nımasına sebep olmuştur.

Yok edilmek istenen bir ulusun Atatürk’ün komutasında şahla­narak düşmanlarına karşı koyması bakımından Türk ulusu için bü­yük öneme sahip olan bu savaşı çocuklarımıza anlatmalıyız Ça­nakkale Savaşları’nın ilki olan Çanakkale Deniz Zaferi 18 Mart 1915’te kazanılmıştır. Bizler de her yıl 18 Mart günü bu zaferi kut­lar, bu ulus ve vatan için canlarını veren şehitlerimizi hatırlar onla­ra layık birer Türk olmak için çalışacağımıza ant içerek onları min­net ve şükranla anarız.


[Resim: imzamm.1zdkum.gif]
[Resim: imzamkedilihlkvk.gif][Resim: imzamkedili2b2knl.gif]

Ölümün karşısında Yaşamak için Tek bahanemsin.
I will always love you

03-18-2015 23:49
kullanıcının web sitesini ziyaret et kullanıcının tüm mesajlarını bul
HeRSeYiM
Çevrimiçi

**********

Yorum Sayısı: 53,417
Üyelik Tarihi: 21-07-2013
Yorum: #3
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANMA GÜNÜ (18 Mart) bütün anma yazilari buraya
18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü Çanakkale Zaferi İle İlgili Yazı Şiirler

Çanakkale zaferi, çanakkale zaferi ile ilgili yazı konusu hakkında 18 mart çanakkale zaferi, 18 mart çanakkale şehitlerini anma günü 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü ile ilgili şiirler 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü kompozisyonu kısa bilgi O zamanlar fakir düşen halk zamanının en ileri gelen güçlü devletleriyle mücadele etmek




Bu zafer Türk milletine her zaman gurur vermiştir. İnsanların savaşması birbirini kırıp dökmesi tabi ki çok sevindirici bir durum değildir; ancak savaş sırasında olan olaylardan çıkarılacak pek çok insanlık dersi vardır.

Yardımlaşma ve dayanışmayı seven Türk milleti bu yüce özelliğini yokluk içinde savaşırken bile göstermekten kaçınmamış ve düşman halk demeden herkesin yaralarını sarmaya çalışmıştır. Bu zafer vatanı uğruna küçücük bebeğinden vazgeçmek zorunda kalmış annelerin hikayelerini barındırır. Karşı cepheden gelen yaralıların bile bir Türk gibi yedirilip içirildiği, onların da iyileştirilmeye çalışıldığı bir zaferdir bu zafer.



Milleti’nin,“Çanakkale geçilmez” dedirttiği, bu vatan parçasını canı ve kanı pahasına koruduğu Çanakkale deniz ve kara savaşları, gerçekten bir kahramanlık destanıdır. I.Dünya Savaşı’nın ikinci yılında, müttefikler Çarlık Rusyası’na yardım etmek isteyen İngiltere ve Fransa, Çanakkale Boğazı’nı geçerek, Marmara’ya ve oradan Karadeniz’e geçerek, Osmanlı baskısına son vermek istiyordu. Yunanistan da bu güçlere destek vererek, ordularını İngiliz ve Fransızların emrine verdi. 5 Kasım 1914’te müttefikler Osmanlı Devleti’ne savaş açtılar. Osmanlılar hem onlara hem de Rusya’ya savaş açtılar. Osmanlı Devleti’ni yanında görmek isteyen Almanya, bu arzusuna ulaşınca, savaş bütün hızıyla başladı.

İngiliz ve Fransız donanmasının Çanakkale’den geçeceği öğrenilmişti. Ancak Çanakkale Boğazı’nı savunan toplar eski tip toplardı. Tedbir olarak boğaz mayınlandı. Askerin moral durumunun çok iyi olması, sevinilecek en önemli özelliktir. Müttefik donanmada 18 zırhlı, 16 kruvazör ve destroyel, 6 uçaklı bir uçak gemisi ve 7 denizaltı ve bunlara ilave olarak da yüzlerce küçük çapta gemi vardı. Böyle bir donanmayı durdurabilecek bir gücün var olabileceğini hiç kimse düşünmüyordu. İngilizler 13 Aralık 1914’te “Mesudiye” adlı gemimizi demirli bulunduğu bir koyda batırdılar. 19 Şubat 1915’te kıyı setinde bulunan topçu bataryalarımız yoğun top ateşi altında kalarak etkisiz duruma getirildi. Ancak, boğaz mayınlı olduğundan daha ileri gidemediler. 1 Mart 1915’te soğanlı, Baykuş, Dardanos ve İntepe sırtları gerisinde olan bataryalarımızı topa tuttular. çanakkale zaferi ile ilgili yazı çanakkale zaferi ile ilgili şiir çanakkale savaşı çanakkale zaferi şiirleri çanakkale zaferi tarihi

17 Mart 1915’e geldiğinde, Çanakkale Boğazı’nı kesinlice geçip, Marmara’ya ulaşmak istiyorlardı. Boğazda mayın kontrolü yapıldı, aldıkları tedbirlere göre artık rahatça boğazı geçebilirlerdi.17 Mart’ı 18 Mart’a bağlayan gece, İsmail Hakkı Kaptan komutasındaki Nusret mayın gemisi, boğaz geçişini mayınla döşedi. 18 Mart 1915 sabahı, İngiliz ve Fransız gemileri kendilerinden emin bir şekilde iki sıra halinde, boğaza doğru ilerlemeye başladılar. En önde mayın tarama gemileri, arkalarında da, ağır zırhlı ve kruvazörler vardı. İngiliz ve Fransızlar, 6 büyük zırhlısını ve 1000 kadar askeri kaybederken, Türk askerlerinin kaybı 25 şehit ve 71 yaralıydı. Çanakkale’yi deniz yoluyla geçememişlerdi. İkinci bir denemenin faydasızlığını anlayıp geri döndüler.

Çanakkale Kara Savaşları ve Mustafa Kemal’in Tarih Sahnesine Çıkışı

Şanslarını karadan deneme kararı alan İngiliz ve Fransızlar, 25 Nisan 1915’te, Saros Körfezi’ne sahte bir çıkartma yapıp, nabız yokladılar. Çarpışmalar başladı. 17.Alay, düşmanın sayıca çokluğu, silah üstünlüğü yüzünden dağıldı. Yedek olarak bekleyen 57.Tümen komutanı Yarbay Mustafa Kemal, yardım konusunda emir bekledi. Emir gelmeyince tereddütsüz, 17.Alayın yardımına koştu, hem alayı toparladı, hem de conkbayırı’nda düşmanı durdurdu. 26 Nisan 1915’te yapılan yeni çalışmalarda Müttefik askerleri, kıyı ile deniz arasındaki ince çizgiye kadar püskürtüldü.

Seddülbahir’de çok daha kanlı çalışmalar yaşandı. Her iki tarafta göğüs göğse birbirleriyle vuruştu. Sadece o gün bizden 16 bin düşman tarafından 14 bin asker hayatını kaybetti. Müttefikler, denizde olduğu gibi, karada da ilerleyemiyor ve büyük kayıplar veriyordu. Aralarında tekrar bir durum değerlendirmesi yaptı. Savaşa devam kararı alarak 4 Haziran 1915’te harekete geçtiler. 20 bin kişilik Fransız, 31 bin İngiliz kuvvetleri, zırhlı araçların desteği altında, büyük bir saldırı başlattılar.

Her iki taraf büyük kayıplar verdi. Bazen onlar, bazen de Türkler üstünlük sağlıyordu. 12-13 Temmuz’a kadar devam eden çarpışmalar sonucunda, İngiliz ve Fransız kuvvetleri, çıkartma yaptıkları bölgelere tekrar püskürtüldü. Türk askeri, çıkartmadan bu son ana kadar geçen yaklaşık yetmiş gün içerisinde 100 bin şehit vermişti. İngilizler her ne pahasına olursa olsun, bu engeli aşmak ve Marmara’ya kara yoluyla ulaşmak istiyorlardı. Bu mücadeleyi onur mücadelesi olarak ilan ettiler.

Anafartalar grup komutanlığına getirilen Mustafa Kemal, düşmanın küçük ve büyük Anafartalar üzerine yaptığı saldırıları 15 Ağustos’tan itibaren durdurmaya çalıştı. Dağlardan, tepelerden, derelerden su yerine kan aktı. 1915 sonbaharına kadar çarpışmalar devam etti. Saldırılar durdurulmuş, İngilizlerin savaşma gücü tükenmişti. 1916 yılının ocak ayında, onurları ve gururları kırılmış olarak, sessizce çekip gittiler.

Çanakkale savaşları, her iki taraf için de korkunç boyutta kayıpların verildiği savaşlar olmuştur. Resmi nitelikteki açıklamalara göre, Türk ordusu 253 bin şehit verirken, müttefikler 252 bin kayıp vermiştir. Çanakkale, gelecekteki Türk Cumhuriyeti’nin bir habercisi, bir müjdecisi olmuştur. Çanakkale’yi geçilmez yapan o ruh, o vatan sevgisi, ülke işgal altındayken şahlanmış ve düşmanı işgal ettiği topraklarda yok etmiştir. Çanakkale, Mustafa Kemal’in ortaya çıktığı, dehasını gösterdiği, gelecekteki zaferler için milletinin gönlünde taht kurduğu zaferlerin kazanıldığı bir vatan köşesidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda hiç şüphesiz dönüm noktası konumunda bulunan Çanakkale Zaferini anma günü 18 Mart’ta. Öğrenci ve öğretmenlerimize yaralı olacak Çanakkale Zaferi ile ilgili şiirler derledik ve aşağıya ekledik. Çanakkale Zaferi hakkında şiirlere göz atabilirsiniz.
18 Mart Çanakkale Savaşı ve Zaferi İle İlgili resimler için tıklayınız.

ÇANAKKALE ŞİİRLERİ
Çanakkale Destanı
Yaşamaz ölümü göze almayan.
Zafer, göz yummadan koşana gider.
Bayrağa kanının alı çalmayan,
Gözyaşı boşana boşana gider!

Kazanmak istersen sen de zaferi
Gürleyen sesinle doldur gökleri
Zafer dedikleri kahraman peri
Susandan kaçar da coşana gider.
Bu yolda herkes bir ey delikanlı
Diriler şerefli ölüler şanlı
Yurt için döğüşen başı dumanlı
Her zaman bu şandan, o şana gider
Faruk Nafiz Çamlıbel
18 Mart Çanakkale
Bulutlar sarmıştı her yanı,
Kapkara bir geceydi,
Yağmur,bardaktan boşalırcasına,
Sağnak gibi yağıyordu,
Yedi düvelin gemilerinden yükselen,
Top,tüfek sesleri,
Her yanı inletiyordu,
Mustafa Kemalin askerleri,
Aslanlar gibi dövüşüyordu,
Ve Çanakkale kahramanca,
Düşmana selam veriyordu,
Kükrüyordu tepeden,
Mustafa Kemal,
Vatanıma ayak basacaksa düşman,
Yaşamanın ne gereği var,
En son nefer ölünceye kadar,
Dövüşeceksiniz aslanlar,
Görecek bütün dünya,
Ne aslanlar doğururmuş,
Emineler,Hatçeler,Ayşeler,Fatmalar.
Ali Osman Yılmaz


[Resim: imzamm.1zdkum.gif]
[Resim: imzamkedilihlkvk.gif][Resim: imzamkedili2b2knl.gif]

Ölümün karşısında Yaşamak için Tek bahanemsin.
I will always love you

(Bu konu en son: 03-17-2019 tarihinde, saat: 23:39 düzenlenmiştir. Konuyu düzenleyen: HeRSeYiM.)
03-18-2015 23:51
kullanıcının web sitesini ziyaret et kullanıcının tüm mesajlarını bul
HeRSeYiM
Çevrimiçi

**********

Yorum Sayısı: 53,417
Üyelik Tarihi: 21-07-2013
Yorum: #4
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANMA GÜNÜ (18 Mart) bütün anma yazilari buraya
Çanakkale Zaferi
Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebeleri’ni kazandıran bu yüksek ruhtur.

M. Kemal ATATÜRK



Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir.Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal’in başarısı ilerde başlayacak Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın kaynağı oldu. Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale, Ulusal Kurtuluş Savaşımız kutsal destan savaşlara birer örnektir.

Çanakkale Savaşları

1. Dünya Savaşı içinde 3 Kasım 1914 – 9 Ocak 1916 tarihleri arasında Çanakkale Boğazı’nda cereyan eden savaşlara Çanakkale Savaşları denir. Merkezi devletler yanında savaşa giren Osmanlı Devleti’ni saf dışı bırakmak amacıyla İtilaf devletleri tarafından düzenlenmiş olan Çanakkale harekatı, I. Dünya Savaşı’nın en önemli askeri faaliyetidir. Osmanlı Devleti’nin Almanya yanında savaşa girmesiyle zor durumda kalan İngiltere ve Fransa, Rusya ile temasa geçip savaş güçlerini arttırmak, Orta Avrupa’ya sızan Alman-Avusturya ordularını arkadan çevirmek için bu harekatı gerekli görmüşlerdi.

Deniz Harekatı

Boğazlara yönelik harekatın ilk deniz hücumu 3 Kasım 1914’te iki İngiliz harp gemisinin Ertuğrul ve Seddülbahir, iki Fransız gemisinin de Kumkale ve Orhaniye tabyalarını bombardımana tutmasıyla başladı. İlk etapta bu saldırılar istenilen sonucu vermedi.Daha sonra Fransız Amiral Robeck bütün gücüyle boğazı zorlayarak İstanbul’a ulaşmak için hazırlıklara başladı. 17 Mart 1915’te yapılan plana göre mayınlardan temizlenmiş olan boğazın aşağı kesimlerinden bütün savaş gemileriyle boğaz zorlanacaktı. Fakat aynı günün akşamı Türk donanmasına mensup, Yüzbaşı Hakkı Bey kumandasındaki Nusret Mayın Gemisi’nin Karanlık Liman bölgesini tekrar mayınlaması deniz harekatının kaderini değiştirdi. 18 Mart 1915 sabahı boğaza giren İngiliz Ve Fransız filoları boğazın her iki yakasında açılan ateş ve dökülen mayınların etkisiyle mevcudunun %35’ni kaybedip geri çekilmek zorunda kaldı.

Kara Harekatı

18 Mart bozgunu İtilaf devletlerine karadan destek alınmaksızın yalnız deniz kuvvetleriyle boğazın geçilemeyeceğini gösterdiğinden General Hamilton’un emrinde bir çıkarma ordusu hazırlanmaya başladı. Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerinden oluşan kolordu (Anzaklar) Arıburnu’na, İngiliz ve Fransız kuvvetleri de Seddülbahir’e çıkartılacaktı. 25 Nisan 1915’te sabaha karşı bu çıkarma başladı. Bu çıkarmaya karşılık Beşinci Ordu İhtiyat Tümeni kumandanı Mustafa Kemal komutasındaki 57. Alay ve Ecebat bölgesindeki 27. Alay çıkarma bölgesine sevkedildi. Böylece kıyıya çıkan İngiliz ve Fransız kuvvetleri geri püskürtülmüş oldu. İtilaf kuvvetleri aynı şekilde Seddülbahir’e çıkarma yaparak Kirte’yi ele geçirmeye çalıştılarsa da Türk kuvvetlerinin karşı taarruzları sonucu başarısızlığa uğradılar. Daha sonra Anafartalar, Arıburnu, Merkeztepe, Sivritepe, Kanlısırt dolaylarında şiddetli çatışmalar yaşandı. Türk birlikleri savunmanın yanında karşı taarruzlarda da bulundular. Kısmi başarılar elde edilmesine rağmen, sahil şeridi üzerinde tutunmaya çalışan Anzak Kuvvetlerinin şiddetli müdafaları nedeniyle kesin bir sonuç alınamadı. Bundan sonra savaş bütün cephelerde siper savaşı haline dönüştü. Nihayet İtilaf kuvvetleri kesin bir sonuç almak için, bütün takviye kuvvetleriyle Arıburnu’nun kuzeyinden Anafartalar’a asker çıkarmaya başladı. Dört gün süren muharebeler sonucu İtilaf kuvvetleri Yarbay Mustafa Kemal komutasındaki kuvvetler tarafından Conkbayırı mevkiinde durduruldular. Böylece I. Anafartalar Zaferi’nden sonra İtilaf kuvvetlerinin yaptıkları bütün taarruzlar sonuçsuz kaldı. Son olarak 21 Ağustos’ta II. Anafartalar Muharebesi’nde de İtilaf kuvvetleri yenilgiye uğradı. İtilaf Kuvvetleri 19-20 Aralık’ta Anafartalar ve Arıburnu’ndan, 8-9 Ocak’ta da Seddülbahir’den çekildiler. Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uğrayarak çekip gitti.

Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir. Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal’in başarısı ileride başlayacak Ulusal Kurtuluş Savaşımızın kaynağı oldu. Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale Savaşı, Kurtuluş Savaşı kutsal destan savaşlara birer örnektir.

Kompozisyonlar

Zaferin Adı Çanakkale

Çanakkale Zaferi, yedi asır üç kıtaya hükmeden büyük Osmanlının son zaferi, yeni kurulacak Türk devletinin de temellerinin atıldığı zaferlerden biridir. Batılılar, “Hasta adam” dedikleri Osmanlı Devleti’ne son darbeyi vurmak için yüklendiler. Zaferden emindiler. Önce boğazları geçecek sonra da İstanbul’a gireceklerdi. Ama hesaplamadıkları bir şey vardı. Mehmetçiğin kanıyla örülecek olan bir duvar, Çanakkale…

Savaş sadece topla tüfekle değil, büyük bir iman ve inançla yapılıyordu. Onlar bunu bilmedikleri için, zafere kesin gözüyle bakıyorlardı. Ama karsılarındaki Türk milleti idi, Mehmetçik idi. Kolay kolay toprak bırakır mı? Her biri kanının son damlasına kadar savaşacak ve “Bu topraklar bizimdir, çekilin gidin!” diyecekti. Yoksa atalarına ihanet etmiş olacak ve on yedi kişiyle devlet kuran bir ulus, tarihe gömülecekti. Nitekim savatsılar ve büyük zafer ortaya çıktı. Çanakkale Zaferi… Çanakkale, insanlıktan soyutlanmış olanlara Mehmetçiğin verdiği iyilik ve insanlık dersidir. Her biri bir iyilik meleği olan Türk insanı, savatsa bile düşmanının bir insan olduğunu unutmadı. Ama düşmanlar, yaralı askerlerimize bile silah sıkmaktan çekinmediler. Bizse onların yarasını tedavi ettik, her yardımı yaptık. Yine de barbar olan, kavgacı olan biz olduk.

Tarihi şan ve şerefle dolu olan Türk milleti, Mehmetçik yine büyük bir zafer kazandı. Hem de yardım için insanlarla savaştığını unutacak kadar, düşmanını dostu olarak görecek kadar büyük insanlık dersleriyle… Kısacası Çanakkale, tarihi san ve şerefle dolu olan bir ulusun kazandığı son zaferlerden biridir. Bu zaferin adı Çanakkale, mimarı Mehmetçik, temsilcisi de Tük milletidir.



Aziz Şehitlerimiz

Binlerce şehidimizi barındıran aziz vatanın aziz toprağı Çanakkale… Güzel Çanakkale, ulu Çanakkale… Gücümüzü dünyaya duyurduğumuz Çanakkale… Aylardan mart. Gelibolu’nun o muhteşem manzarasından bir hüzün doğuyor. Karsıda binlerce düşman. Mehmet Akif Ersoy’un deyimiyle “Kimi yamyam, kimi Hindu, kimi bilmem ne bela “ Çanakkale Boğazı vatanın kalbi, geçilmemesi gerekiyor. Bu yüzden bıyığı yeni terlemiş delikanlılar bile cepheye koşuyor. Damarlardaki o asil kan durmuyor. Vatan askı tutuşturuyor bedenlerini Öyle bir akın oluyor ki Çanakkale’ye o yıl tıp fakültesi hiç mezun vermiyor. Hepsi cephede şahadet şerbetinden içip şehit oluyorlar. Analar ağlıyor… Yavrusunu kınalayıp “Haydi oğul, haydi git! Ya gazi ol, ya şehit!” diyerek gönderdiği yavrusu için gözyaşı döküyor.

Amansız bir mücadele başlıyor Çanakkale’de Boğazda 26 mayın patlıyor. Ve düşman gemileri geri çekiliyor. Düşman anlıyor denizi geçemeyeceğini. Bu sefer karadan saldırmaya karar veriyor. Ama bilmiyorlar ki ne denizimiz onlara geçit verir ne de karamız. Mustafa Kemal Pasa emrediyor askere : “Askerler ben size taarruzu emretmiyorum. Ben size ölmeyi emrediyorum. Sizin düşmanı oyalayacağınız zaman içinde, yerinize başka askerler gelebilir.” Zaten onlar ölmeye hazırdı ve hepsi seve seve canlarını verdi.

Simdi ise pırıl pırıl deniziyle kendisini ziyarete gelenleri kucaklıyor Gelibolu. Her yağmurda buram buram kan kokusu yükseliyor topraktan… Azıcık, toprağı kazsalar kemik parçaları ve mermiler çıkıyor. Bir metrekareye 6000 merminin düştüğü Çanakkale, atalarını unutmayan ve onlar için bir Fatiha okuyacak bu vatanın evlatlarını bekliyor. Çanakkale’m, ah kahraman gazilerimiz, gençliğine doymadan vatan için canını veren aziz şehitlerimiz! Yaşamımız için canını veren, havadan daha önemli bağımsızlığımızı kazandıran isimsiz kahramanlarımız! Ruhunuz şad olsun! Bu vatanı, bu topraklarda yatanları, bu topraktaki kanları artık bizler koruyacağız. Bu vatan bizim. Gerektiğinde sizler gibi bizler de canımızı vereceğiz. Sizler rahat uyuyun.



Bir Destandır Çanakkale

Bir destandır Çanakkale.. Çanakkale Cephesi 1.Dünya Savaşı’nda İtilaf Devletleri’nin saldırısına karşılık açılmış bir cephedir ve Osmanlı Devleti’nin 1.Dünya Savaşı’nda başarılı olduğu tek cephedir. Bu cephede dünya tarihindeki en kanlı savaşlar yapılmıştır. Türk ordusu gösterdiği olağanüstü başarıyla düşmanlara geçit vermemiştir.

Kadın, erkek, genç, yaşlı demeden yokluklar içindeki bir milletin döneminin en güçlü devletlerine karşı aldığı zaferdir Çanakkale. Kadınlar cephedekiler için çorap örmüş, mermi imalatında bile çalışmışlardır. Yapılan fedakarlıklar asla gözardı edilemez.

“Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” sözüyle Mustafa Kemal savaşın asla kaybedilmemesi gerektiğini vurgulamıştır Türk askerine. Vatanın her köşesinden yurdunu savunmak için Çanakkale’ye gelen kahramanlarımız hiç düşünmeden bedenlerini siper ettiler ve geri dönmeyi asla düşünmediler. Çanakkale geçilmemeliydi, geçilemedi. Türk milletinin Anadolu’daki devamlılığını sağlayan şehitlerimizin ruhları şâd olsun..

Şiirler

Çanakkale Şehitlerine

Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,
Ne hayasızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle “bu: bir Avrupalı”
Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer
Kaynıyor kum gibi, Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,
Osrtralya’yla beraber bakıyorsun ; Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk.
Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk.
Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela…
Hani tauna da zuldür bu rezil istila…
Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkiyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına,
Maske yırtılmasa hala bize affetti o yüz …
Medeniyet denilen kahbe, hakikat yüzsüz.
Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbab,
Öyle müthiş ki: Eder her biri bir mülkü harab.
Öteden saikalar parçalıyor afakı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağımın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtme de yer
O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer…
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de namerd eller,
Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler…
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, başa, edecek kahrına ram?
Çünkü te’sis-i ilahi o metin istihkam.
Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;
Bir göğüslerse Huda’nın edebi serhaddi;
“O benim sun’-i bediim, onu çiğnetme” dedi.
Asım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.
Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar…
O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i…
Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın?
“Gömelim gel seni tarihe”desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab…
Seni ancak ebediyetler eder istiab.
“Bu, taşındır” diyerek Ka’be’yi diksem başına;
Ruhumun vayhini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle;
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsan oradan;
Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana…
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırına.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultanını Salahaddin’i,
Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran…
Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;
Sen ki, a’sara gömülsen taşacaksın… Heyhat,
Sana gelmez bu ufukalar, seni almaz bu cihat…
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif ERSOY

Dumlupınar İnsanına

Sayende yaşayanlar, bugün sana kul, şehit!
Seni görmeye geldik, kalk, doğrul, meçhul şehit!

Kımıldan, yaklaş bize ve bağrımıza yaslan!
Her yiğitin gönlünde yatar, derler bir arslan,

Hepimizin gönlünde şimdi bir MEHMETÇiK var.
Çok mu bu çoraklara getirmişsek bir bahar?..

Fani vecdi değil bu eskimiş bir masalın.
Sana gökte değecek gibi şimdi her alın,

Tabutunu taşıyor gibi şimdi her omuz,
17 milyon birden alnından öpüyoruz.

Birimizde yok artık gündelik kaygı, çalım…
Mehmetçik, kalk Mehmetçik! Yüzünü tanıyalım.

Kalk, zevkimiz, Türklüğü bir yüzde görmek olsun,
Kalk, Tarih, Tanrı birden dirilsin, gerçek olsun…

Bozkır, herzemankinden alımlı, zorlu, sıcak,
Nerdeyse ruhun tütüp topraklardan çıkacak.

Kimse can vermemiştir zevkini tada tada,
Bu kadar engin, temiz, mukaddes bir maksada.

Bir insanken bütün bir vatan olmak, ölüşün,
Teninden silkindiğin eşsiz sabahı düşün.

Bir topun ağzı ufuk, gülle güneşin adı,
O sabah artık güneş bir ufuktan doğmadı.

Dumlupınar’sız kalan İstiklâl, sakat-yarı,
Dumlupınarlar millet yapacak yığınları.

İstenince yerini doldurmak maksadımız,
Bugün Mehmetçik bizim müşterek soyadımız.

Dumlupınarlar’dayız biz bugün de yarın da,
Yaşayan Mehmetçiğiz dâvanın saflarında.

Sen nasıl ulaştınsa ilk hedef Akdeniz’e,
Ve nasıl getirdinse dünyayı orda bize.

Şehit asker!.. Bizde de aynı hamle, aynı hız,
Sana lâyık bir vatan yapmak dâvâsındayız.

Behçet Kemal ÇAĞLAR

Bir Yolcuya

Dur yolcu! bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bu tümsek, Anadolu’nda
İstiklal uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmet’in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmet’in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanının kattığı yerdir.

Düşün ki, haşre dek kemiğin, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

Necmettin Halil ONAN

İstiklal Ordusu Şehitlerine

Düne kadar en vakur ölümlere güldünüz,
Bugün bütün milletin gönlüne gömüldünüz,
Rahat rahat uyuyun son aşiyanınızda.

Artık ne gözünüzde köy dönmek emeli,
Ne yaranızı saran ince bir kadın eli,
Belki arkanızda yok bir ağlayanınız da.

Varsın dolu bulunsun bin elemle göğsünüz;
Siz, Tanrı’nı n övdüğü kullardan büyüksünüz;
Zemzem kutsiyeti var her damla kanınızda.

Fani akislerini kaybeden sesleriniz.
En mağrur alınlara diyebilirler: Eğil!
Edebiyyet en küçük payedir yanınızda.

Çünkü hürriyet için söndü nefesleriniz,
Yâdınıza yabancı badiyelerde değil,
Ana vatanınızda, ana vatanınızda…

Kemaleddin KAMU

Çanakkale

Övün, ey Çanakkale, cihan durdukça övün!
Ömründe göstermedin bin düşmana bir düğün.
Sen bir büyük milletin savaşa girdiği gün,
Başına yüz milletin üşüştüğü yersin!

Sen savaşa girince mızrakla, okla, yayla,
Karşına çıktı düşman çelikten bir alayla.
Sen topun donanmayla, tüfeğin bataryayla,
Neferin ordularla boy ölçüştüğü yersin!

Nice tüysüz yiğitler yılmadı cenk devinden,
Koştu senin koynuna çıkar çıkmaz evinden,
Sen onların açtığı bayrağın alevinden,
Kaç bayrağın tutuşup yere düştüğü yersin!

Bir destana benziyor senin bugünkü halin,
Okurken duyuyorum sesini ihtilalin.
Övün, ey Çanakkale ki, Sen Mustafa Kemal’in
Yüz milletle yüz yüze ilk görüştüğü yersin!
Faruk Nafiz Çamlıbel

Zafer Türküsü

Yaşamaz ölümü göze almayan,
Zafer, göz yummadan koşana gider.
Bayrağa kanının alı çalmayan,
Gözyaşı boşana boşana gider!

Kazanmak istersen sen de zaferi,
Gürleyen sesinle doldur gökleri,
Zafer dedikleri kahraman peri,
Susandan kaçar da coşana gider.g

Bu yolda herkes bir, ey delikanlı,
Diriler şerefli, ölüler şanlı!
Yurt için dövüşen başı dumanlı,
Her zaman bu şandan, o şana gider.

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL



1915 Çanakkale
Albay Mustafa Kemal ‘Anafartalar Grup Komutanı’
“Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum.
Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında,
yerimize başka kuvvetler ve komutanlar geçebilir”


[Resim: imzamm.1zdkum.gif]
[Resim: imzamkedilihlkvk.gif][Resim: imzamkedili2b2knl.gif]

Ölümün karşısında Yaşamak için Tek bahanemsin.
I will always love you

(Bu konu en son: 10-06-2015 tarihinde, saat: 14:52 düzenlenmiştir. Konuyu düzenleyen: HeRSeYiM.)
03-18-2015 23:52
kullanıcının web sitesini ziyaret et kullanıcının tüm mesajlarını bul
sade
Çevrimdışı

***

Yorum Sayısı: 3,354
Üyelik Tarihi: 05-05-2014
Yorum: #5
Cvp: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANMA GÜNÜ (18 Mart) bütün anma yazilari buraya
Ne MutLu Türküm Diyene



[Resim: q4DoPB.png]

[Resim: 8ZbNQ1.png]
03-19-2015 2:36
kullanıcının web sitesini ziyaret et kullanıcının tüm mesajlarını bul
HeRSeYiM
Çevrimiçi

**********

Yorum Sayısı: 53,417
Üyelik Tarihi: 21-07-2013
Yorum: #6
Cvp: ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANMA GÜNÜ (18 Mart) bütün anma yazilari buraya

Çanakkale Zaferi'nin 101. yılında Mustafa Kemal Atatürk ve tüm askerlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz.


[Resim: imzamm.1zdkum.gif]
[Resim: imzamkedilihlkvk.gif][Resim: imzamkedili2b2knl.gif]

Ölümün karşısında Yaşamak için Tek bahanemsin.
I will always love you

(Bu konu en son: 01-11-2019 tarihinde, saat: 21:40 düzenlenmiştir. Konuyu düzenleyen: HeRSeYiM.)
03-18-2016 22:40
kullanıcının web sitesini ziyaret et kullanıcının tüm mesajlarını bul
HeRSeYiM
Çevrimiçi

**********

Yorum Sayısı: 53,417
Üyelik Tarihi: 21-07-2013
Yorum: #7
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANMA GÜNÜ (18 Mart) bütün anma yazilari buraya
Çanakkale Savaşları



1. Dünya Savaşı içinde 3 Kasım 1914 – 9 Ocak 1916 tarihleri arasında Çanakkale Boğazı’nda cereyan eden savaşlara Çanakkale Savaşları denir. Merkezi devletler yanında savaşa giren Osmanlı Devleti’ni saf dışı bırakmak amacıyla İtilaf devletleri tarafından düzenlenmiş olan Çanakkale harekatı, I. Dünya Savaşı’nın en önemli askeri faaliyetidir. Osmanlı Devleti’nin Almanya yanında savaşa girmesiyle zor durumda kalan İngiltere ve Fransa, Rusya ile temasa geçip savaş güçlerini arttırmak, Orta Avrupa’ya sızan Alman-Avusturya ordularını arkadan çevirmek için bu harekatı gerekli görmüşlerdi.



Deniz Harekatı



Boğazlara yönelik harekatın ilk deniz hücumu 3 Kasım 1914’te iki İngiliz harp gemisinin Ertuğrul ve Seddülbahir, iki Fransız gemisinin de Kumkale ve Orhaniye tabyalarını bombardımana tutmasıyla başladı. İlk etapta bu saldırılar istenilen sonucu vermedi.Daha sonra Fransız Amiral Robeck bütün gücüyle boğazı zorlayarak İstanbul’a ulaşmak için hazırlıklara başladı. 17 Mart 1915’te yapılan plana göre mayınlardan temizlenmiş olan boğazın aşağı kesimlerinden bütün savaş gemileriyle boğaz zorlanacaktı. Fakat aynı günün akşamı Türk donanmasına mensup, Yüzbaşı Hakkı Bey kumandasındaki Nusret Mayın Gemisi’nin Karanlık Liman bölgesini tekrar mayınlaması deniz harekatının kaderini değiştirdi. 18 Mart 1915 sabahı boğaza giren İngiliz Ve Fransız filoları boğazın her iki yakasında açılan ateş ve dökülen mayınların etkisiyle mevcudunun %35’ni kaybedip geri çekilmek zorunda kaldı.



Kara Harekatı



18 Mart bozgunu İtilaf devletlerine karadan destek alınmaksızın yalnız deniz kuvvetleriyle boğazın geçilemeyeceğini gösterdiğinden General Hamilton’un emrinde bir çıkarma ordusu hazırlanmaya başladı. Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerinden oluşan kolordu (Anzaklar) Arıburnu’na, İngiliz ve Fransız kuvvetleri de Seddülbahir’e çıkartılacaktı. 25 Nisan 1915’te sabaha karşı bu çıkarma başladı. Bu çıkarmaya karşılık Beşinci Ordu İhtiyat Tümeni kumandanı Mustafa Kemal komutasındaki 57. Alay ve Ecebat bölgesindeki 27. Alay çıkarma bölgesine sevkedildi. Böylece kıyıya çıkan İngiliz ve Fransız kuvvetleri geri püskürtülmüş oldu. İtilaf kuvvetleri aynı şekilde Seddülbahir’e çıkarma yaparak Kirte’yi ele geçirmeye çalıştılarsa da Türk kuvvetlerinin karşı taarruzları sonucu başarısızlığa uğradılar. Daha sonra Anafartalar, Arıburnu, Merkeztepe, Sivritepe, Kanlısırt dolaylarında şiddetli çatışmalar yaşandı. Türk birlikleri savunmanın yanında karşı taarruzlarda da bulundular. Kısmi başarılar elde edilmesine rağmen, sahil şeridi üzerinde tutunmaya çalışan Anzak Kuvvetlerinin şiddetli müdafaları nedeniyle kesin bir sonuç alınamadı. Bundan sonra savaş bütün cephelerde siper savaşı haline dönüştü. Nihayet İtilaf kuvvetleri kesin bir sonuç almak için, bütün takviye kuvvetleriyle Arıburnu’nun kuzeyinden Anafartalar’a asker çıkarmaya başladı. Dört gün süren muharebeler sonucu İtilaf kuvvetleri Yarbay Mustafa Kemal komutasındaki kuvvetler tarafından Conkbayırı mevkiinde durduruldular. Böylece I. Anafartalar Zaferi’nden sonra İtilaf kuvvetlerinin yaptıkları bütün taarruzlar sonuçsuz kaldı. Son olarak 21 Ağustos’ta II. Anafartalar Muharebesi’nde de İtilaf kuvvetleri yenilgiye uğradı. İtilaf Kuvvetleri 19-20 Aralık’ta Anafartalar ve Arıburnu’ndan, 8-9 Ocak’ta da Seddülbahir’den çekildiler. Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uğrayarak çekip gitti.



Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir. Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in başarısı ileride başlayacak Ulusal Kurtuluş Savaşımızın kaynağı oldu. Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale Savaşı, Kurtuluş Savaşı kutsal destan savaşlara birer örnektir.



[Resim: imzamm.1zdkum.gif]
[Resim: imzamkedilihlkvk.gif][Resim: imzamkedili2b2knl.gif]

Ölümün karşısında Yaşamak için Tek bahanemsin.
I will always love you

(Bu konu en son: 03-18-2017 tarihinde, saat: 1:35 düzenlenmiştir. Konuyu düzenleyen: HeRSeYiM.)
03-18-2016 22:42
kullanıcının web sitesini ziyaret et kullanıcının tüm mesajlarını bul
HeRSeYiM
Çevrimiçi

**********

Yorum Sayısı: 53,417
Üyelik Tarihi: 21-07-2013
Yorum: #8
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANMA GÜNÜ (18 Mart) bütün anma yazilari buraya
Sevgili Arkadaşlar!

Çanakkale Savaşları, yüzyılımızın en büyük savaşlarından birisidir. Birinci Dünya Savaşı’nı galip bitirmek isteyen düşman devletler, gemileriyle Çanakkale Boğazını geçip İstanbul’u almak istiyorlardı. Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale Boğazı’nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır. 300.000 askerimizin şehit olduğu bu savaşlar sonucunda, düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir. Çanakkale Savaşlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlanmıştır. Bu nedenle, her 18 Mart gününde, Çanakkale Savaşlarını anmaktayız.



Çanakkale Boğazını geçmek isteyen İngiliz ve Fransız gemileri, 3 Kasım 1914 de boğazın iki yakasındaki birliklerimize ateş açtılar. Birliklerimizin karşı ateşi ile geri çekilmek zorunda kaldılar. 19 Şubat 1915 de düşman donanması kesin hücuma başladı. Osmanlı Ordusunun karşı ateşi ile, tekrar geri çekildiler. 18 Mart 1915 de İngiliz ve Fransızlar 16 harp gemisi ile büyük bir hücum daha başlattı. Üç gemisi sulara gömülen düşman donanması, tekrar geri çekilmek zorunda kaldı.



Çanakkale boğazını gemilerle geçemeyeceklerini anlayan düşmanlarımız, topraklarımıza karadan girmeyi denediler. İngiliz, Fransız, Avustralya, Yeni Zelanda ve diğer bazı sömürge ülkelere ait askerler, 25 Nisan 1915 günü karadan çıkarma yapmaya başladılar. Kara savaşları, 9 Ocak 1916 tarihinde son düşman birlikleri de geri çekilene kadar devam etmiştir. 6-7 Ağustos 1915 gecesi Anafartalar’a yapılan çıkarma harekatını, Mustafa Kemal komutasındaki birliğimiz durdurmuştur. 25 Nisan 1915 ve 9 Ocak 1916 tarihleri arasında, yaklaşık sekiz ay boyunca şiddetli kara savaşları olmuştur.



Sevgili Arkadaşlar! Çanakkale Savaşları, Türk tarihinin belki de en önemli savaşıdır. Daha geniş ve ayrıntılı bilgi sahibi olmak için kaynakları mutlaka okumanızı öneriyoruz. Bugün özgür olarak yaşadığımız bu topraklara çok kolay sahip olmadığımızın bilinmesi gerekir.

Umarım, bir daha böyle bir savaş yaşamak zorunda kalmayız!


[Resim: imzamm.1zdkum.gif]
[Resim: imzamkedilihlkvk.gif][Resim: imzamkedili2b2knl.gif]

Ölümün karşısında Yaşamak için Tek bahanemsin.
I will always love you

(Bu konu en son: 03-18-2017 tarihinde, saat: 1:35 düzenlenmiştir. Konuyu düzenleyen: HeRSeYiM.)
03-18-2016 22:43
kullanıcının web sitesini ziyaret et kullanıcının tüm mesajlarını bul
HeRSeYiM
Çevrimiçi

**********

Yorum Sayısı: 53,417
Üyelik Tarihi: 21-07-2013
Yorum: #9
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANMA GÜNÜ (18 Mart) bütün anma yazilari buraya
BUNU BİLİYOR MUYDUK

“Türklerin Çiçeğini Kopardık”
Bu söz Çanakkale savaşı sırasında dönemin İngiltere Savaş Bakanı Churchill’e ait. Gerçekten bu savaşla Mehmet akif Ersoy’un deyimiyle tek dişi kalmış canavar hüviyetine bürünmüş batı medeniyeti Osmanlı devletinin yetişmiş ve yetişmekte olan aydınlarını bilinçli bir şekilde yok etmiştir. Çünkü;
Çanakkale Savaşlarında Anadolu’da her 3 evden bir şehit çıkmıştır. Bu kayıplarımızın en büyüğü de eğitim ıza etki eden kayıplardır. Yükseköğretim, medrese, sultani ve idadilerden pek çok öğrenci ve öğretmen bu savaşlarda kahramanca savaşmış ve ekseriyeti şehit olmuştur. 1915’te Darül Fünun’da eğitim gören binlerce tıbbiyeli okulunu bırakarak Çanakkale’ye koştu. İki tümen halinde Gelibolu’ya gelen bu gençler, bir Anzak baskını sonucu şehit düştüler. Bu nedenle Darül Fünun sonraki yıl açılışta siyaha boyandı. Arıburnuna sevk edilen İstanbul lisesi öğrencilerinin kollarına hedef olmamaları için sarı kurdeleler takılmıştı. Fakat 19 Mayıs taarruzunda 2. Tümenin çoğu öğrenci olan gencecik fidanları ölüm kusan makineli tüfekleri karşısında ekin gibi biçilmişti. Siperlerde sadece sarı kurdelelerine yazdıkları şu mukaddes ibare kalmıştı. “İstanbul Lisesi Vatan Sağolsun!”. Bu savaşta milletimiz “beyin takımını” oluşturan 10 binden fazla öğretmen, öğrenci, mülkiyeli, tıbbiyeli yetişmiş okur-yazar beyin takımını yitirmiştir. Çanakkale’de yükseköğretimden verilen şehitler nedeniyle Gazi Mustafa Kemal Paşa “ Biz Çanakkale’ye bir Darül Funun gömdük” derken, İngiliz Başbakanı Winston Churcill ise “ Biz onların çiçeklerini kopardık” demiştir. Evet, Winston Churciller çiçeklerimizi kopardılar... Güllerimizi soldurdular… eğitilmiş bir neslimiz ve beşeri sermayemizi yok ettiler…
Çanakkale Savaşı başladığında Vefa Lisesi’nin 1915-1916 eğitim dönemindeki öğrencileri ve öğretmenleri, asker üniforması giyerek ve okulun bahçesinde toplanıp marşlar söyleyerek Şehzadebaşı’na çıkmışlardı. Meydanda toplanan İstanbullular, Vefalıları, alkışlar ve dualarla savaşa uğurlamışlardı. Vefa Lisesi, Çanakkale Savaşlarında katılan ve şehit düşen öğrencileri nedeniyle bu yıllarda mezun veremememiştir.
1916-17’de Balıkesir Sultanisi Çanakkale Savaşları’nda 94 şehit vermiştir. Balıkesir Erkek Muallim Mektebinden de çok sayıda öğrenci harbe dahil olmuştur. Bu okul; 1914-1918 yılları arasında yalnızca iki mezun verebilmiştir.
17 yaşındaki öğrencilerini cepheye gönderen Sivas Lisesi, öğrenciler okuldan ayrılırken, hocalarına hitaben tahtalara; “Hocam biz Çanakkale’ye gidiyoruz hakkınızı helal edin” diye yazmışlardır. Savaşa giden öğrencilerin geri dönmemesi nedeniyle 1915’de mezun verilememiştir.
Edirne Lisesi’nin öğretmen ve öğrencileri de harbe katılmış ve hiçbiri geri dönmemiştir.
Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi ise, 1911’de 64 mezun verebilmiş iken, 1916-1917’de başta Çanakkale olmak üzere süre giden savaşlar nedeniyle hiç mezun verememiştir.
Trabzon Lisesi öğrencilerinin büyük bölümü bir kısmının Çanakkale cephesine gitmesi ve savaşta şehit düşüp geri dönememesi sebebi ile Lise üç yıl boyunca mezun verememiştir.
Öğrencilerinin tamamını Çanakkale’de şehit veren okullar arasında Konya Lisesi de yıllarca mezun veremedi.
Bunun gibi Anadolu’daki birçok lise Çanakkale Savaşı’na katılımları nedeniyle mezun öğrenci verememiştir.
Churchill’e benzer bir tespitte İngiliz general Oglander yapmıştır. Oglander der ki: “Çekildik.. Çanakkale’yi geçemedik, ama Türk milletinin genç ve eğitimli neslini, Çiçeğini yok ettik…dolayısıyla geleceğini yok ettik. Bellerini zor doğrulturlar… ”.
Türk ve İslam düşmanı olan Churchill, Türkler'in “insan değil, barbar olduklarını ve bu nedenle de üzerlerinde zehirli gaz kullanılabileceğini” savunuyordu. Churchill'e göre zehirli gaz, İngiltere'nin elinde olan gelişmiş bir silahtı ve "barbar bir kabileye karşı silahlarımızın bütün avantajlarından niçin yararlanmayalım ki?" diyordu Ünlü yazar Noam Chomsky de Churchill'in "kimyasal silahlar ve zehirli gazları modern batı biliminin bir parçası" olarak gördüğünü, Araplar ve Afganlar üzerinde de deneysel amaçlarla bunların kullanılmasını onayladığını söyler.
Churchill gibi torunları da Türklerin çiçeklerini koparmaya çalışıyorlar. Kendi çiçeklerinin yaşaması için bizim çiçeklerimizi koparıyorlar. Değişen sadece yöntem… Çanakkale’de bu milleti yok etmeye çalışanlar, günümüzde savaş yerine bilgi ve teknoloji ile aynı savaşı sürdürüyorlar… Bilge kral Aliya İzzet Begoviç'in dediği gibi, aslında batı hiçbir zaman medeni olmadı! Batı, insan hakları ve demokrasi havarisi olmadı! Batı sadece kendi çıkarını düşündü. Ne zaman çıkarı tehlikeye düşse, anında bir aslan kesilir ve avını parçalar. Evet batı dünyası Çanakkale'de çiçeğimizi kopardılar ama unutamadıkları bir yenilgi de yaşadılar....Şehitlerimizin ruhu şad olsun. umarım gençlerimiz bu çiçeklerimizin fedakarlıklarını unutmayacaklardır.


[Resim: imzamm.1zdkum.gif]
[Resim: imzamkedilihlkvk.gif][Resim: imzamkedili2b2knl.gif]

Ölümün karşısında Yaşamak için Tek bahanemsin.
I will always love you

(Bu konu en son: 01-11-2019 tarihinde, saat: 21:39 düzenlenmiştir. Konuyu düzenleyen: HeRSeYiM.)
03-20-2016 14:17
kullanıcının web sitesini ziyaret et kullanıcının tüm mesajlarını bul
l_Melekcan_l
Çevrimdışı

***

Yorum Sayısı: 2,447
Üyelik Tarihi: 28-11-2015
Yorum: #10
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANMA GÜNÜ (18 Mart) bütün anma yazilari buraya
emegine yüregine saglik TezavratTezavrat

[Resim: ij7le9iu.gif]
03-20-2016 14:22
kullanıcının web sitesini ziyaret et kullanıcının tüm mesajlarını bul
Yeni Yorum Gönder 


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
Gul TÜM ISLAM ALEMININ KANDILI KUTLU OLSUN,TÜM KANDIL KUTLAMALARI BURAYA EFSANE UyGaR 609 36,613 10-28-2020 17:41
Son Yorum: Derbeder_Yüreklim
turkiye HAYIRLI CUMALAR- BÜTÜN CUMA GÜNÜ KUTLAMALARI BURAYA EFSANE UyGaR 3,520 198,590 08-21-2020 15:16
Son Yorum: HeRSeYiM
turkiye DİNİ BAYRAM KUTLAMALARI-BÜTÜN DINI BAYRAM KUTLAMALARI BURAYA EFSANE UyGaR 444 26,067 08-01-2020 22:09
Son Yorum: HeRSeYiM

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi